Böbreklerimizin Görevleri ve Yapısı

bobreklerimizin-gorevleriBöbreklerimiz; insan vücudunda ,bel omurunun sağ ve soluna yerleşmiş pozisyonda;yaklaşık 150 gr ağırlığında, uzunluğu 12 cm,genişliği ise 8 cm (elimizin yumruğu kadar) olan ve yapısında her ikisinde de birer milyon kadar nefron denilen kanı süzen ve idrar yapımını sağlayan birimler vardır. Görevleri arasında; kanı zararlı atıklardan temizleme,su,tuz dengesini sağlamak,tüm organ ve sistemlerin uyum içinde çalışmasını sağlamak ve hormon yapımıdır.(kan yapımı,kemik gelişimi,kan basıncını düzenleme gibi) Böbreklerin görevlerini yerine getirememe durumunda; vücudumuzda zararlı maddeler,tuz,su birikir ve dengemiz bozulur.Bunların sonucunda da kalp,akciğer,beyin ve diğer organlarımız görevlerini yerine getiremez hale gelir.

Böbreklerimizin görevlerini artık yerine getirememesi durumunda çıkan hastalık tablosuna Son Dönem Böbrek Yetmezliği (üremi) denir.

 

Kronik böbrek hastalığının belirtileri çeşitlidir;

Bulantı,kusma,iştahsızlık,yorgunluk,uyuşukluk,uykuda düzensizlik,ayaklarda,el ve ayak bileklerinde ödem (şişme),yüksek tansiyon,nefes darlığı olarak sıralanabilir.

Böbrek yetmezliğinden korkmayınız ve bilinçli olunuz!

Bu dönemdeki hastalar için üç tedavi seçeneği vardır.

  • Hemodiyaliz,
  • Periton Diyalizi,
  • Canlı veya kadavra donörlerden yapılan böbrek nakli.

 

Hemodiyalizkanın vücut dışında bir makine aracılığı ile temizlenip vücuda geri verilmesi işlemidir.Bu işlemde, kan artık maddelerden temizlenip, sıvı dengesi sağlanır.

Periton Diyalizi; karın boşluğuna verilen özel solüsyonların yardımıyla hastanın kendi karın içi zarının kullanılması ile artık maddelerin temizlenmesi ve sıvı dengesinin sağlanmasıdır.

Her iki tedavi seçeneğinde böbreğin süzme fonksiyonları yerine getirilirken,hormanal fonksiyonlar eksik kalır.

Hemodiyaliz tedavisinde hastalar belirli günlerde hemodiyaliz makinesine girmek durumundadır.Periton diyalizinde ise,hastanın kendisi veya bir yakınının desteği ile işlem uygulanmaktadır.

Bu tedavi metodları hastanın kısmen de olsa hareketlerini kısıtlamakta ve psikolojik sorunlara neden olmaktadır.

 

“Bazen tek ihtiyacımız olan bir el ve bizi anlayacak bir yürektir.”

 

Canlı veya kadavra donörlerden yapılan böbrek nakli; hastanın vücuduna bir başka kimseden alınan böbreğin yerleştirilmesi işlemidir.Nakledilen böbrek hasta kişinin hayatta olan yakınlarından alınır ise “canlıdan”, yoğun bakımda tedavi altındayken beyin ölümü gelişen bir kişiden alınır ise “kadavradan” böbrek nakli tedavisi adı verilir.

Kronik böbrek yetmezliğinin ideal tedavisi böbrek naklidir.

Başarılı böbrek naklinden sonra diyaliz tedavisine gereksinim kalmaz ve hasta bağımsız bir hale gelir.Kısıtlamalar ortadan kalkar.(diyet,sıvı,hareket kısıtlılığı vb) Takılan sağlıklı böbreğin vücud için gerekli tüm fonksiyonları yerine getireceği için fiziksel ve psikolojik olarak birey kendini daha iyi hisseder.

 

Böbrek naklinde amaç daha fazla hastaya daha sağlıklı yaşam sağlamaktır.

“Bir şeye isim ver ve o olacaktır.”

Herkes böbrek nakli olabilir. Olamayacak hastalar çok küçük bir gruptur. Böbrek yetmezliğine girmek üzere olan veya diyalizde olan hastalar böbrek nakline dört elle sarılmalıdır. Günümüzde böbrek nakli son derece başarılı ve böbrek yetmezliği hastasının uzun ve sağlıklı yaşamasını sağlayan bir tedavidir.Ciddi kalp hastalığı tespit edilenler,kanser hastalığı olanlar ve ilaç bağımlısı hastalar dışında herkes nakil olabilir. Tüberküloz ve hepatit gibi enfeksiyon hastalıkları bulunan hastaların mikrobik durumu aktif değil ise nakil olabilirler.

 

“Hayat zordur ama biz daha zorluyuz.”

Canlıdan böbrek nakli güvenli ve başarılı bir tedavi yöntemidir. Canlıdan Böbrek nakli sonrası birinci yıla gelindiğinde %95,sağlıklı ve diyalizden uzak bir yaşam sağlanmaktadır.

Yakınımdan böbrek alana kadar listede bekleyip de kadavradan böbrek nakli olsam…

Böbrek nakli olması gereken hastalar arasında en çok kadavra böbrek nakli için beklemek yaklaşımı gözlenir. Oysaki böbrek yetmezliği hastasının uygun böbrek vericisi var ise hemen nakil olabilir ve sağlıklı bir hayata yeni bir başlangıç yapmış olur. Onun için böbrek nakli ihtiyacı olan hastaların ilk önce canlı böbrek nakli olabilmeyi tercih etmeleri akılcı seçenektir.

 

Canlı böbrek naklini ilk tercih olarak seçmenin önemli sebeplerini sayacak olursak:

  • Canlı nakilde sağlıklı bir böbrek nakledilir ve sonuçlar son derece başarılıdır
  • Alıcı ve vericinin tetkikleri yapılarak en iyi sağlık durumunda kontrollü bir şekilde ameliyat olur.
  • Kadavradan organ kazanımı yeterli olmadığından böbrek uygun zamanda çıkmayabilir veya böbrek çıktığında diyalizde geçen uzun yıllar sebebiyle hasta daha yıpranmış olabilir.
  • Canlı vericiden böbrek nakli hemen alıcı ve verici değerlendirilerek haftalar içersinde yapılabilir.
  • Canlı böbrek nakli olmak için hiç bir şansı olmayıp kadavra böbrek naklini bekleyen bir kişinin daha hayatı kurtulmuş olur.

Böbrek naklinde önemli olan bir böbreğin yerleştirilmesi değil, nakledilen böbreğin uzun yıllar boyunca çalışmasını sağlamaktır. Canlıdan böbrek nakli sonrası böbreğin kadavra nakilde olduğundan çok daha uzun süre çalışmasını sağlamak mümkündür.

 

En iyi seçenek, diyalize hiç başlamadan böbrek nakli olmaktır.

Son dönem böbrek yetmezliğindeki hastaların diyalize hiç başlamadan böbrek nakli olması en sağlıklı sonuçları verir. Bu sayede böbrek hastaları diyaliz tedavisi altında vücutları hiç yıpranmadan ve ileri sağlık problemleri gelişmeden böbrek nakli olabilirler.Özellikle de canlı vericisi olan hastaların mümkün olan en kısa sürede nakil olması en uygun yaklaşımdır.

 

Akrabalarınızdan böbrek nakli, bir felaket mi bir coşku mu?

Almanın vermekten daha güç olduğu bir durum…!

Hastalarla görüşmemizde sıkça rastladığımız bir durum böbrek verecek bir yakınları (dördüncü dereceye kadar akrabalar) olduğu halde canlı böbrek nakli olmayı tercih etmemeleridir.Günümüzde canlıdan böbrek nakli %95 başarılı sonuçlar vermektedir.Sizi seven kişiler detaylı olarak incelenmekte ve uygun sağlıkta bulunursa böbrek yetmezliğine girme riski olmadan size bu anlamlı hediyeyi sunabilmektedir. Sevdikleriniz sizinle sağlıklı ve uzun yıllar bu hayatı paylaşmak istiyorlar ise ve bunun karşılığında yapacakları fedakârlık onları mutlu edecek ise onlardan böbrek almayı kabul etmek felaket olarak değil, bir coşku bir mutluluk olarak görülebilir. Çünkü onlarda karşılığında çok önemli bir şey kazanacaklar.. SİZİ…

 

Böbrek veren kişinin gelecekte diyalize girme riski var mıdır?

Düşünülenin aksine böbrek bağışlayan kişilerde böbrek yetmezliği gelişmesi riski artmaz. Bunun kanıtları:

1. Böbrek bağışlayan kimselerle ilgili yapılan istatistiksel çalışmalar sonucu böbrek bağışlamanın böbrek yetmezliğine girme riskini arttırmadığı gözlenmiştir.
2. Amerika ve Avrupa’da canlıdan organ naklinin artması için yakınlarına böbrek bağışlanmasına organ bağışı organizasyonları ve bizzat devlet kurumları tarafından destek verilmektedir.
3. Toplumda her bin kişiden biri tek böbrekli doğar. Bu kişiler hayatlarını sağlıklı olarak sürdürürler.
4. Bazı böbrek hastalıkları ve kazalar sonucu böbreklerin birinin çıkarılması gerekebilir. Bu durumlarda bu kişilerin böbrek yetmezliğine girme riski normalden farklı değildir.
5. Pek çok hastalık her iki böbreği birlikte yetmezliğe sokar.Hastalık geliştiğinde iki böbrekli olmak böbrek yetmezliğini önleyecek bir avantaj sağlamaz. Aksine daha önce böbrek bağışlanması sayesinde zaten yetmezliğe girecek olan böbreğiniz bir yakınınıza hayat vermeye devam edecektir.

 

Size böbrek vermek isteyebilecek yakınınız var ise; nefrolog ve transplant cerrahı tarafından detaylı şekilde değerlendirilecektir. Canlı organ naklinde en önemli ana prensip; hiçbir sağlık problemi olmayan ve gönüllü olarak bir yakınına hayat kazandırmak için önemli bir fedakarlık yapan böbrek vericisinin zarar görmemesi üzerine kurulmuştur.

Vericinin muayene sonrası sağlık durumu iyi olarak değerlendirilirse; ilk önce hemogram, biyokimyasal ve serolojik kan tetkikleri yapılır. Bu tetkiklerde bir sağlık problemi saptanmadığı takdirde üç boyutlu karın bilgisayarlı tomografisi ile böbreklerin yapısı ve damarlanması detaylı olarak değerlendirilecektir. Aynı zamanda gerekli görülür ise bir kardiyolog,göğüs hastalıkları uzmanı ve psikiyatrist tarafından değerlendirilecektir. Tüm bu tetkikler sonucunda vericinin sağlık durumunu etkileyecek hiçbir problem bulunmadığı durumda canlı böbrek nakli uygulanabilir.

“Unutmayınız ki; sağlıklı tek böbrek de vücudumuzun tüm gereksinimlerini yerine getirir.”

 

Yakınlarınız size böbrek bağışlamak için ne kadar sıkıntı çekecek?

Hastanede iki gün yatarak, bir hafta içinde alıştığınız düzene dönerek böbrek bağışlanabilir. Laparoskopik Nefrektomi
Günümüzde dünyadaki gelişmiş merkezlerde laparoskopik nefrektomi uygulanmaktadır. Laparoskopik girişim karın içersine küçük bir kesiden yerleştirilen bir kamera ve özel aletler kullanılarak yapılır.Laparoskopik girişimde daha küçük ve kas olmayan yerlerden yapılan karın kesileri sayesinde ameliyat sonrası daha az ağrı hissedilir. Buna bağlı olarak iyileşme dönemi daha kısadır. Vericiler 2-3 gün içersinde eve dönebilir ve birkaç hafta içersinde normal aktivitelerini kazanırlar. Bu yöntem sayesinde, böbreğini bağışlamayı düşünen bireylerin ameliyat stresi azalmış ve psikolojik olarak rahat bir ameliyat geçirmeleri sağlanmıştır.

 

Böbrek nakli yapılabilmesi için öncelikle kan gruplarının uyumlu olması şartı aranır.

 

Kan Grubu

Hangi Kan Grubundan Organ Alabilir

Hangi Kan Grubuna Organ Bağışlayabilir        

O

O

O, A, B, AB

A

A, O

A, AB

B

B, O

B, AB

AB

O, A, B, AB

AB

 

Rh faktörü (negatif veya pozitif olması) önemli değildir.

A2 kan grubu olanlar O kan grubuna normal şartlarda böbrek verebilir.

Kan grubu uyumu olmaması durumunda akılda tutulması gereken bir istisna durum vardır. Bu da A kan grubunun A2 alt grubu ile 0 kan grubu arasında çok büyük bir immünolojik farklılık olmadığından kan grubu uyumu olan bir durum olarak kabul edilebileceğidir. Bu sebeple 0 kan grubu olan hastalar vericileri A kan grubunun A2 alt grubundan ise sağlıklı bir nakil olabilirler.

 

Doku uyumu;

Nakilin başarısı açısından kan grubu uyumu,doku tipi uyumundan çok daha önemlidir..Oysa kadavradan yapılan nakillerin başarılı olması kan grubu uyumuna ilave olarak,büyük oranda doku uyumuna bağlıdır.Üç temel doku tipi mevcuttur.A, B ve DR.

Alıcı ile kadavra arasında en az iki doku uyumu olması gereklidir.(ideal olarak bir tanesi DR olmak üzere)

Canlı veya kadavra nakillerindeki önemli testlerden biri de Kros testidir.

Bu testte alıcı ve vericinin kanları karıştırılır bu şekilde organı red riski değerlendirilir. Organ nakli planlanan hastalara çok gerekli olmadıkça “kan ve kan ürünü transfüzyonu” yapılmaması çok önemlidir. Çünkü kan ve kan ürünü transfüzyonu sırasında bağışıklık sisteminiz başka insanların dokuları ile karşı karşıya gelir ve bu sebeple gelişebilecek aşırı duyarlılık sebebiyle nakledilecek böbreğin hemen red olması problemi gelişebilir. Bu durumdaki hastaların böbrek nakli olması çok problemli olabilir.

Bütün bu tetkik ve incelemelerin, sonuçlarının uygun olması durumunda nakil gerçekleştirilecektir.

Organ naklinde en önemli amaç hasta bireyi sağlıklı birey haline getirmektir ve tüm bu çabalar alıcı ve vericinin risksiz operasyonunu sağlamak  içindir.

Çalışma hayatını organ nakline adamış bir cerrah olarak;eğer size böbreğini vermek isteyen bir yakınınız var ise ya da siz böbreğinizin birini bir yakınınıza vermeyi düşünüyorsanız; bunun güzel bir “HAYAT HEDİYESİ” olduğunu unutmayınız.

 

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Search

+